- Bölgesel Asgari Ücret: Sermayenin Eski Reçetesi, İşçi Sınıfına Yeni Saldırı – Demet Koca - Temmuz 30, 2026
- Spartaküs Kültür ve Sanat’tan Geleneksel Yaz Kampına Çağrı - Temmuz 29, 2026
- Siz de Sendikalaşamayanlardan mısınız? – Demet Koca - Temmuz 28, 2026

Ali İhsan İbkal
İngiltere’de 20 Ekim’de vizyona girecek olan “Stalin’in Ölümü” filminin ilk fragmanı geçtiğimiz Ağustos ayında yayınlandı. Filmin uyarlandığı aynı isimli çizgi roman; Stalin’in 1953’teki ölümünün ardından politbüroda yaşanan karışıklıkları, SSCB Gizli Polis Şefi Lavrenti Beriya ve dönemin Komünist Parti Merkez Komitesi Sekreteri Nikita Kruşçev arasındaki iktidar kavgası üzerinden mizahi bir dille anlatıyor.

Yazar Fabien Nury ve çizer Thierry Robin’in kalemlerinden çıkan çizgi roman, dönemin Rusya’sına bakarken, Stalin döneminde gelişen korku ortamı ve ihbarcılık kültürüne de değinmeden geçemiyor. Stalin beğendi diye zorla ve ölüm tehditleriyle bir gecede kayda alınan müzik eserlerinden; işyerinde yükselmek için masum çalışma arkadaşlarını ihbar eden hastane çalışanlarına kadar birçok ayrıntı da çizgi romanda kendine yer buluyor.
Tarih ile kurguyu birleştiren romanda bahsedilen olaylar –tabi- Stalin’in ölümünün; yani Sol Muhalefeti örgütleyen Troçki’nin sürgüne gönderilmesinin, Büyük Temizlik ile yüz binlerce Bolşevik devrimcinin katledilmesinin ve Stalin’in eliyle muazzam bir baskı ve sansür devleti yaratılmasının ardından gerçekleşiyor. Bu ve sonraki dönemde yaşananlar sadece Stalin’in günahlarını değil –tahmin edilir biçimde- bu günahların tartışılmaz sebebi olarak gösterilmeye çalışılan Marksizmi de burjuva medyanın eleştiri oklarının hedefi haline getirmişti.
Geçmişte olduğu gibi bugün de eğer Marksizm bu cenahtan gelen eleştiri yağmuruna karşı savunulacaksa bu ancak Stalin döneminin doğru eleştirisinin yapılması; ama bir yandan da karşı devrime yenilmesine kadar ayakta kaldığı görece kısa sürede bile Sovyetlerin elde ettiği kazanımların bugünün kapitalist şartlarının çok ötesinde olduğunun da vurgulanması ile olur. Bu yönden bakıldığında Steve Buscemi, Michael Palin, Paddy Considine, Jason Isaacs, Jeffrey Tambor ve Olga Kurylenko gibi birçok ünlü oyuncuyu bünyesinde barındıran filmin fragmanı standart bir Hollywood filmini çağrıştırsa da filmin yukarıda bahsettiğimiz ayrıntıların ne kadarına yer vereceği de merak konusu…
Fragman için:













