- Kitle Seferberliği; Ama Nasıl? - Temmuz 17, 2026
- 15 Temmuz’un 10 Yılında Neredeyiz? – Emre Güntekin - Temmuz 15, 2026
- Faili Meçhul Vakalarının Sesi: Mahrang Beluç’a Müebbet Hapis Cezası-Laila Safi - Temmuz 6, 2026
Kitle Seferberliği; Ama Nasıl?
11 Temmuz Cumartesi günü 39. CHP’li belediyeye, Çankaya Belediyesi’ne operasyon yapıldı. Yani “Sıra Ankara’ya geldi” dediler. Öncesinde Ankara Cumhuriyet BaÅŸsavcısı da deÄŸiÅŸmiÅŸ, start verilmiÅŸti.
İktidarın durmaya ne niyeti ne de bu saatten sonra imkânı var. Zamanı bile uzatmak istemiyor. Okullar açılmadan, üzerlerinden desteğini eksik etmeyen Trump ara seçimlerde yara almadan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde güçlü gördükleri adayları tutuklayacaklar.
İktidar adım atıyor, gelecek tepkiye göre ya ilerliyor ya duruyor. 19 Mart sürecinde Ekrem İmamoÄŸlu ile yetinmeyip İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesi’ne de kayyum atayacaklardı. Sokaktaki gençlik muhalefeti buna set çekti. Yaz boyu CHP’ye kayyum konuÅŸuldu. Eylemler devam ettiÄŸi için beklemeye aldılar. Bugün de önce Çankaya’dan giriÅŸ yapılıyor. Devamı diÄŸer Ankaralı belediyeler ve büyükÅŸehir ile gelecek. İktidar cüretini, muhalefetin kitleleri mobilize edip edememesinden alıyor.
CHP cephesi bu konuda geçen yıldan bu yana direngen bir duruş korusa da kötü bir sınav verdi. Üniversitelerin kendiliğinden açığa çıkan enerjisinin dağılmasını engellemek için bir adım atamadı. Belediyelere sürekli operasyon yapılırken rutinleşen, klasik CHP kitlesinin ötesine geçemeyen mitinglerle bu muhalefet enerjisi sönümlendirildi.
Çankaya Belediyesi’nin operasyonuna karşı geçen gün eylemdeydik. Özgür Özel’in geleceÄŸi duyurusuyla kendiliÄŸinden toplanan geniÅŸ bir kitle vardı. Sloganı bulan da atan da vatandaşın kendisiydi. Eylemleri organize eden, coÅŸturan, ÅŸekil veren bir örgüt yok. Daha vahimi, CHP’nin bu dönemki mottosunu ifade eden bir slogan bile yok. VatandaÅŸ, eski eylem deneyimlerinin repertuarından slogan çıkarıyor. Bütün eylemlerde vaziyet buydu. Düşünün, bir motto bile üretmemiÅŸ; tepki veren ama alternatifi örgütlemeyen bir CHP var.
Oysa asıl ihtiyaç tam da bu; ekmek ve özgürlük mücadelesini birleÅŸtirerek bir hareket yaratmak. Bugün 19 Mart’tan daha büyük bir kitle seferberliÄŸine ihtiyaç var. Bu seferberlik için özgürlük ve demokrasi mücadelesi yetmez. Emekçi halk kan aÄŸlıyor. Onları da iktidara karşı mücadeleye çekecek radikal sosyal taleplerle bir kampanya yürütmeye ihtiyaç var. Son bir yıldır bu yapılsaydı bugün bu noktada olmazdık. Mesele, AKP tabanını dağıtmak. En büyük meselesi CumhurbaÅŸkanlığı seçimleri olan bir ErdoÄŸan’ın hâlâ yüzde 40 oyu varsa cüretkârlığı farklı olacaktır; bu destek yüzde yirmilere düşse farklı.
Bu ülkenin yoksul emekçileri, onlarca yıldır uygulanan neoliberal politikalar nedeniyle yaÅŸam mücadelesinden baÅŸka bir dert edinemez halde. Ülkede sendika kalmamış, örgütlülük yerlerde, protesto sınırlı grupların iÅŸine dönüşmüş. Vatandaşın önemli bir kısmının yaÅŸamında kullandığı özgürlükler, demokratik iÅŸleyiÅŸ öyle sınırlı ki; sadece bu gündem onları AKP’den koparmaya yetmiyor. Oysa asgari ücret, kredi kartı borçlarının iptali, büyükÅŸehirlerde kira artışlarına radikal çözüm önerileri, ücretsiz eÄŸitim-saÄŸlık talepleri, kamuda atamaların artması isteÄŸi gibi sosyal taleplerin büyük bir karşılığı olacaktır. Elbette bunlara bir deÄŸinip geçmekten, söylemiÅŸ olmaktan bahsetmiyorum. Bu talepleri mücadelenin merkezine koyarak, “AKP iktidarı emekçiye yoksulluk, ülkeye zapturaptır” temelli bir söylemle kitle seferberliÄŸi yaratmak gerekiyor.
CHP’nin kodları, radikal sosyal taleplerle bir kitle seferberliÄŸi örgütlemeye uygun deÄŸil. Evet, CHP muhalefetin ana örgütlü gücü ve ona yönelen bütün saldırılar, bütün demokratik hakların ortadan kaldırılmasına yönelik saldırılardır. Onun için bu saldırılara karşı mücadelede sosyalistler olarak biz de varız. Ama ekmek ve hürriyet mücadelesini büyütmek için uzun soluklu bir kavgayı örgütlemek gerek. Ve bu da ancak bizlerin baÅŸarabileceÄŸi bir görev olacak. Gelin, geleceÄŸimiz için bu kavgayı birlikte büyütelim.












