Siyonist İsrail Filistin’de Saldırıları Sürdürüyor!

Siyonist İsrail Filistin’de Saldırıları Sürdürüyor!

İsrail’de Haziran ayında koalisyonun dağılmasının ardından siyasi belirsizlik sürerken, siyonist rejim Filistin halkına yönelik kanlı saldırılarını aksatmadan sürdürüyor. İsrail geçtiğimiz Cuma günü İslami Cihad örgütünün saldırı hazırlığında olduğu bahanesiyle Gazze’de örgüte ait olduğunu iddia ettiği hedeflere saldırı başlatırken; aralarında 14 çocuğun bulunduğu 44 kişi yaşamını yitirdi. Dün ise Mısır’ın devreye girmesiyle birlikte İslami Cihad ile İsrail arasında ateşkes sağlandı.

İsrail geçtiğimiz hafta Batı Şeria’nın Cenin bölgesinde bulunan İslami Cihad lideri Bassam Al-Saadi’yi tutuklamıştı. İsrail’in saldırıları İslami Cihad’ın tutuklamayı bahane ederek saldırı düzenleyeceği gerekçesiyle başlatıldı. Gazze’ye yapılan saldırılarda örgütün önemli komutanlarından Teysir el-Caberi de öldürüldü.

Öte yandan Batı Şeria’da düzenlenen saldırılarda ise 4 Filistinli yaşamını yitirirken; bunların arasında El Aksa Şehitleri Tugayı komutanlarından İbrahim el Nablusi de bulunuyor. Saldırıların ardından iki binden fazla İsrailli aşırı sağcı grupların öncülüğünde ve İsrail askerlerinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi.

Saldırılarla birlikte Gazze Şeridi’nde etrafındaki abluka sıkılaştırılırken; bölgede özellikle enerji ve medikal malzemeler konusunda önemli problemlerin yaşandığı aktarılıyor.

İsrail’in, ortada İslami Cihad veya Hamas’tan gelen bir karşı saldırı da yokken, Gazze ve Batı Şeria’da saldırıları artırmasının arkasında Siyonist rejimin içinde bulunduğu politik kriz yatıyor. Mayıs ayında hükümet ortağı Meretz Partisi’nin milletvekili Ghaida Rinawie Zoabi, İsrail tarafından atledilen El Cezire muhabiri Şirin Ebu Akile’nin cenazesine yapılan saldırılar karşısında eleştiri getirmiş ve hükümetten istifa etmişti. Bu gelişme üzerine hükümet ortaklarının 120 koltuklu mecliste milletvekili sayıları 59’a düşmüştü. Naftali Bennett liderliğinde 8 partiden oluşan koalisyon hükümeti çoğunluğu kaybetmelerinin ardından Haziran ayında istifa etmiş ve erken seçime gideceklerini açıklamıştı.

Daha önce pek çok kez yaşandığı üzere Filistin halkı, Siyonist rejimin yönetici elitlerinin politik savaşlarının kurbanı ediliyor. 1 Kasım’da düzenlenecek seçimler öncesi geçici olarak hükümeti yöneten Yair Lapid hükümeti saldırıları siyasi bir kampanyaya dönüştürmek isterken; geçtiğimiz yıl 12 yıllık iktidarı sona eren ve yolsuzluk soruşturmalarıyla boğuşan Benjamin Natenyahu’nun eleştirilerini ve yeniden iktidara gelme planlarının önünü kesmek istiyor.

Filistin halkına yönelik saldırılar da uluslararası bir konsensüs olduğuna da şüphe yok. Zira geçtiğimiz ay Joe Biden İsrail’e ziyarette bulunurken “Siyonist olmak için Yahudi olmak gerekmiyor. Ben bir Siyonistim” sözleriyle Filistin meselesine ABD’nin yaklaşımını özetlemişti. Ortadoğu’da İran’a karşı ABD’nin en önemli müttefiki olan İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırıları ise kendini koruma hakkı adı altında meşrulaştırılıyor. Oysaki ortada denk güçlerin bir savaşının olmadığını, aksine Filistin halkının bu eşitsiz güçler dengesi içerisinde katı bir “aperthaid” rejimi altında yaşamaya zorlandığını ve hemen her gün topraklarınıjn, evlerinin gasp edildiğini belirtmek gerekir.

Egemenlerin döktüğü timsah gözyaşları Filistin halkına barış ve huzur getirmeyecek. Bölgenin ezilen halklarına özgürlük ve barış, sadece Siyonist İsrail ve müttefiklerinin Ortadoğu’dan def edilmesi ve Ortadoğu halklarını gönüllü birliktelik ve eşitlik temelinde bir araya getirecek bir Sosyalist Ortadoğu Federasyonu aracılığıyla sağlanabilir..

CATEGORIES
Share This