SEP Açıklaması: DEPREM DEĞİL; BATASICA DÜZENİNİZ ÖLDÜRÜYOR!

SEP Açıklaması: DEPREM DEĞİL; BATASICA DÜZENİNİZ ÖLDÜRÜYOR!

Ülkede her kuşak yeni bir deprem acısını hafızasına kazıyarak büyüyor. 1999 Gölcük, 2011 Van, 2020 Elazığ, 2023 Maraş… Acıdan boğazlarımız düğümleniyor. Ama vakit yas tutma değil, emekçi halka gereken desteği verme vaktidir. Bu konuda başta gençlik olmak üzere imkanı olan herkese sorumluluklar düşmektedir. Nitekim deprem bölgesine ulaşan partimize bağlı ekipler enkazdan canlı çıkarmak için gece gündüz çalışıyorlar. Yeni ekipleri ve yardımları bölgeye göndermeye devam ediyoruz. Kayıplar maalesef dehşet verici boyutta ve AKP iktidarı gerçek vefat sayılarını muhtemelen asla söylemeyecektir.

Evet acıdan boğazımız düğümleniyor. Ama ev diye on binlerce aileye mezar yeri yapan müteahhitlerin yürekleri sızlamıyor bile. Bugün depremin etkilediği büyük bölgede yıkılan evlerin çok büyük kısmı bu depremlerden sonra inşa edildi. Bu evleri denetlemeyenlerin de yürekleri buz tutmuş. Ne de olsa AKP dönemi inşaatçıların devri. Müteahhitleri üzecek değiller ya! Aksine 2018’de oy için imar affı çıkarıp kaçak, ruhsatsız, sağlıksız binalara ruhsat verdiler. Güzel vurgun oldu. Nice parababası bile bile insanları ölüme gönderdi.

Bugün karşımıza geçip gün birlik olmak zamanı denildiğinde durup düşünmeliyiz. Bu sahte birlik iktidarların ve patronların kendilerini kurtarmak ve tepkileri soğurmak için kullanılmadı mı! Başımıza ne geldiyse bu sahte birlik vaazlarına kandığımız için gelmedi mi! Neyde birlik yapıyormuşuz! Birilerinin kar hırsı, birilerinin vurgunculuğu, birilerini tek adam olma hevesi yüzünden on binlerce canımız gitti. Şimdi susacakmışız! İstenen bu suskunluğun sebebini evlerimizin karton kutu gibi tepemizde yıkılmasında mı; kışın soğuğunda yüz binlerce insanın barınacak sıcak yer, içecek bir tas çorba bulamamasında mı; yakınları enkaz altında can çekişenlerin umutsuzca onları kurtaracak görevli beklenmesinde mi arayalım!

Depremi engelleyemeyiz ama gerekli önlemleri alarak kayıpları en düşük seviyelere indirebiliriz. Ülkenin bilim insanları yıllar öncesinden kanal kanal gezerek bu bölgede deprem olacak diye uyarıyor. Yetmiyor bölgedeki bir deprem durumuna karşı proje hazırlayıp uygulamak için devlet kurumlarının kapısını çalıyor. Yüzüne bakılmıyor. Deprem bağıra bağıra geldi; iktidar önlem almayarak on binlerce insanın ölümüne sebep oldu.

Müteahhit çimentosundan, demirden, betonundan çalıp ilk depremde yıkılacak evler dikiyor. Devlet bırakın özel konutları; ihalesini kendi verdiği hastaneyi, otoyolu, viyadüğü bile denetlemiyor. Oysa ki deprem bölgelerinde bir deprem durumunda hasar alacak binaları tespit etmek ve bu binaları depreme hazır hale getirmek mümkündü. Ancak AKP iktidarı deprem için topladığı paraları bile bu elzem çalışmaya aktarmayı zul gördü.

Deprem bölgesine ivedilikle yeterince arama-kurtarma personeli, enkaz kaldırma araçları sevk edilemiyor. Bağırarak yardım isteyen insanlar göz göre göre hayatını kaybediyor. On binlerce insan enkaz altında. İlk gün, hele ki bu soğuk kış günlerinde, çok kritikken arama-kurtarma ekiplerini ve ekipmanlarını bölgeye hızla sevk edilmediği için enkaz altından sağ çıkabilecekler iktidar tarafından ölüme terk edildi.

Deprem sonrasında evinden çıkan yüz binlerce insan için bir toplanma alanı sağlanamıyor, herkesi barındıracak sıcak çadırlar, konteynırlar kurulamıyor. AKP’li belediye başkanı çıkıp ekmek sorunumuz var diyor.

İktidara sorsanız; deprem karşısında elden ne gelir?

Bu ve benzeri acıların son bulmasını sağlamak halkın elinden gelir! Yeter ki gözyaşlarımızı akıtıp acımızı içimize gömmeyelim. Hesap sorup gelecek felaketleri önlemek için bugünden mücadele edelim!

DEPREM SEFERBERLİĞİ ZAMANI!

Bugün ilk yapılacak iş, deprem bölgelerinden başlayarak ülkede bir deprem seferberliğinin ilan edilmesidir. Bu seferberlik çerçevesinde;

  1. Deprem vergisi diye yıllarca toplanan paraların hesabı verilsin! Deprem vergilerinden ülke çapında kullanılmak üzere deprem fonu oluşturulsun!
  2. Meslek odalarından deprem komisyonu oluşturulsun; raporları halkla paylaşılsın!
  3. Deprem bölgesinde yıkılan binaların müteahhitleri ve bu binalara ruhsat veren kamu personeli cana kast ile yargılansın; evleri harabeye dönenlere tazminat olarak verilmek üzere mal varlıklarına el konulsun!
  4. Depremden yoğun şekilde etkilenen bütün bölge halkının konaklayabilmesi için oteller, avmler, özel okullar kamulaştırılsın!
  5. Acilen bütün gıda üretim tesislerine el konularak beslenme sorunu çözülsün!
  6. Yaralıların tedavisi için gerekli sağlık altyapısının sağlanması için bütün bölgedeki özel sağlık kuruluşları kamulaştırılsın!
  7. Depremzedelere destek için halkın ve çalıştırdığı emekçinin sırtından hiç inmeyen patronlardan süper servet vergisi alınsın!
  8. İstanbul başta olmak üzere bütün deprem bölgelerinde hasarlı evler tespit edilerek ihtiyaca göre güçlendirme, yeniden yapım ve bu evlerde oturanların barınma masrafları deprem fonundan karşılansın!
  9. Yeni toplanma alanları belirlensin; bu alanları işgal eden binalar yıkılsın! Hasarlı kamu binaları hemen taşınsın!
  10. Okul, işyeri ve ortak yaşam alanlarında deprem eğitimi verilsin!
CATEGORIES
Share This