- Bir Laboratuvar Olarak İran, Bir Mutasyon Olarak İmparatorluk- Nida Kaveh - Nisan 14, 2026
- Kıbrıs’ta Emekçiler Eylemde! - Mart 31, 2026
- 19 Mart Hareketi’nin Yıldönümünde Çıkarılması Gereken Bazı Sonuçlar – V. U. Arslan - Mart 24, 2026
Urfa Mercan İplik’te bayram öncesi 80’den fazla işçi işten atıldı. Mikrofonumuzu işten atma saldırısıyla karşı karşıya kalan işçilere uzattık.
Süreç nasıl başladı?
23 Aralık’ta işbaşı yaptım. 9 Ocak’a kadar “sigortasız” çalıştım. 8 gün + 1 mesai ücretini elden aldım. 1 ay 23 günlük maaşım + mesailer içeride. 21 Şubat’ta 2 günlük temizlik yaptırdılar. 23’ünde fabrika kapatıldı. Bize 23’ünde bir hafta içinde fabrika geri açılacak dendi. O günden bugüne (21 Mart) fabrika kapalı. Ve maaşlar ödenmedi.
Kapanma süreci nasıl gerçekleşti?
Süre dolduktan sonra mal alımı yapılıyor bahanesi ile açılışı sürekli ertelediler. Bir hafta sonra işçi arkadaşlarla fabrikanın önüne gittiğimizde biz işçilere 25 milyon liralık elektrik borcundan dolayı fabrikanın açılmayacağı söylendi. “Biz işçiler olarak maaşımızı istiyoruz” dediğimizde bize; “gidin hukuki yollara başvurun, bizde para yok” denildi. Başka bir işçiye verilen sözde ise bayramdan önce ödemeler yapılacak denildi, bugün bayram günü ve ödemeler yapılmadı. Bu sebeple bayramı çocuklarıma kıyafet ve hatta bir bayram şekeri alamadan geçirmek zorunda kaldık.
Patronlar size ne diyor?
Patron zaman kazanmak için “evimi, arabamı satıp maaşlarınızı ödeyeceğim” dedi ama 23’ünden bugüne tek bir ödeme yapılmadı. Mağduriyetimiz insani koşulların dışına çıkmıştır. Kimimiz kredi kartları borçlarıyla boğuşurken kimimiz cebinde beş kuruşu olmadığından şehiriçi otobüsleri dahi kullanamamakta, otobüsle gideceği mesafelere bu soğuk kış günlerinde yürüyerek gitmektedir.
Çalışma Koşullarınız Nasıldı?
Fare ve haşerelerin cirit attığı bir oda soyunma odamızdı. Soyunma odasında ısıtma yoktu, birçok işçi arkadaşımız sırf bu yüzden hasta oldu. WC’lerde hijyen yoktu. Sabun yoktu, çoğu zaman sabun ve peçeteyi kendi imkanlarımızla dışarıdan getirmek zorunda kalıyorduk. İş güvenliği mevzuatına aykırı bir şekilde giyim malzemeleri verilmiyordu. Evden kendi kıyafetlerimizi getirip çalışmak zorunda bırakılıyorduk.
Süreci nasıl ilerleteceksiniz?
Hakkımız olanı almak için hukuki yollara zaman kaybetmeden başvuracağız. Bu hususta kayda değer kazanımlar elde etmek için bir kamuoyu yaratılması gerekmektedir. Bu durumda hakkını alamayan işçilerin hak arama mücadelesinde siyasi parti ve sendikaların desteği ile örgütlü mücadelesine başvuracağız. Bu yolda kayıtsız şartsız bir zafere ulaşacağımızı, taviz vermeyeceğimizi söylemek istiyorum. Yaşasın hak yemeyen ve hakkını yedirmeyen örgütlü işçilerin mücadelesi!














