- Venezeula Sonrası Kolombiya’nın Durumunu Devrimci Marksist Jerson Reyes ile Konuştuk - Ocak 7, 2026
- Venezuela Sonrası: Akbabaların Durmaya Niyeti Yok! – Emre Güntekin - Ocak 6, 2026
- İran | Emek Örgütleri, Emekliler ve Kitle Örgütlenmelerinin Halk Ayaklanmasıyla Dayanışma için Ortak Bildirisi! - Ocak 6, 2026
Çağdaş tarihimizin en kritik dönemeçlerinden birinde duruyoruz. Bugün sokaklarda, grevlerde ve ülke çapındaki protestolarda yaşananlar, 1401 (2022) ayaklanmasının devamıdır. #KadınYaşamÖzgürlük sloganıyla başlayan bu ayaklanma, kurumsallaşmış ayrımcılığı, sistematik aşağılamayı, açık baskıyı ve yapısal yoksulluğu tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Bu ayaklanma, toplumun adaletsiz bir düzen altında dayatılan bir yaşama artık katlanmayacağını açıkça göstermiştir.
Zorunlu başörtüsü kalesi yarıldı ve cinsel ve toplumsal cinsiyet apartheid rejimine tahammül etmeyeceğimizi ilan ettik. Batıl inançları reddettiğimizi ve insan onurunu pazarlık konusu yapmayacağımızı duyurduk. Taleplerimize verilen yanıt mermiler, hapishaneler ve idamlar olduğunda, geri adım atmadık ve birlik çağrısıyla, yarım kalan devrimimiz tamamlanana kadar geri çekilmeyeceğimizi ilan ettik.
Bugün, bu sözümüze ve kararlılığımıza sadık kalarak sokaklara çıktık ve haykırıyoruz: Özgürlük, özgürlük, özgürlük.
Bugün sokaklardayız, yalnızca ekmek için değil, yaşam için; yalnızca hayatta kalmak için değil, onur, insan değeri ve insanca bir gelecek için.
Kontrolden çıkan enflasyon nüfusun büyük çoğunluğunu ezip geçmiştir. Yoksulluk sınırının ve asgari yaşam maliyetinin çok altında kalan ücretler ve emekli maaşları, yağmacı özelleştirmeler, rantçılık ve yolsuzluk; mafyaların çoğalması, baskı, tutuklamalar ve idamlar ile savaş çığırtkanlığı politikaları halkın yaşamını çöküşün eşiğine sürüklemiştir. Toplum, kaynama noktasına ulaşmıştır ve ülke çapındaki protestolar bu derin ve çok boyutlu krizin doğrudan ifadesidir.
Ülke ekonomisinin barometresi sayılan esnaf ve tüccarlar da kendi grevleriyle mücadeleye katılmıştır. Bugünkü protesto, insanların yaşamını yıkıma uğratan asalak bir milyarder sınıfına yöneliktir. Mesele yalnızca döviz kurundaki artışlar ya da yükselen fiyatlar değildir. Mesele, her gün halkın insan onurunu ayaklar altına alan bütün bir yapıdır. İşte bu gerçeklik, Z kuşağından her gün “geçim, onur, vazgeçilmez hakkımız” diye haykıran emeklilere kadar herkesi sokağa dökmüştür.
Bugün bizler, işçiler, öğretmenler, hemşireler, emekliler, öğrenciler, kadınlar ve tüm ezilen halk, kent kent sokaklara çıkıyor ve özgürlük ile eşitlik haykırışını yükseltiyoruz.
Yoksulluk ne kadar sürecek? Kölelik nereye kadar? İktidar ağlarıyla iç içe geçmiş taşeronların; su, elektrik ve sağlık mafyalarının pençesinde esaret ne kadar sürecek? Bu yapılar her geçen gün daha da zenginleşirken insanların yaşamı giderek daha fazla yıkıma uğruyor.
Hapishaneler, idamlar, zorunlu başörtüsü ve baskı devriyeleri ne kadar sürecek?
Biz dünyanın halklarıyla savaş halinde değiliz ve nükleer zenginleştirmeye ya da vekil güçlere ihtiyacımız yok. Halkın geçim koşullarını mahveden şey bu politikalardır.
Biz, aşağıda imzası bulunan örgütler ve kolektifler, kendimizi ülke çapındaki ayaklanmanın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Kadın, Yaşam, Özgürlük sloganıyla uyum içinde, halkın özgürlük, refah, adalet ve insan onuru mücadelesiyle tam destek ve dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyor ve aşağıdaki taleplerin altını çiziyoruz:
Devlet baskısına ve katliamlara karşı birlik ve kararlılıkla duracağız ve adalet mücadelesinde sevdiklerini yitiren ailelerin yanında olacağız. Protesto hakkımızdır. Halk protestolarında gözaltına alınan herkesin ve tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması için tüm gücümüzle çalışacağız ve “idamsız bir İran” talep ediyoruz.
Ülke çapındaki grevleri desteklemek için ailelerimizle birlikte kent merkezlerinde toplanmalar düzenleyecek ve sokak eylemlerinin saflarını daha da güçlendireceğiz.
Bölme girişimleri karşısında “Birlik, birlik, yoksulluğa ve yolsuzluğa karşı” ve “Kahrolsun diktatör” sloganlarıyla saflarımızı birleştirecek, Zahedan halkıyla dayanışma içinde “Şimdi birlik zamanı, şimdi devrim zamanı” diye haykıracağız.
Aylık 700 bin tomanlık bir yardım, ücretlerin asgari yaşam maliyetinin katbekat altında tutulduğu koşullarda yoksulluğa çare değildir. Bize kasanın boş olduğu masallarını anlatmayın. Baskı güçlerine, vekil güçlere ve işlevsiz dini kurumlara ayrılan astronomik bütçeler kesilmelidir. Ayetullahların, rejim içindeki ailelerin ve iktidar ağlarının çok milyar dolarlık serveti halka iade edilmeli ve ekmek, yakıt ve diğer temel ihtiyaçların ucuzlatılması dahil olmak üzere yaşam koşullarının iyileştirilmesi için kullanılmalıdır.
Dayatılmış bir liderliğe ihtiyacımız yok. Bir kez daha vurguluyoruz: Talebimiz, yüzyıllık sömürü ve despotizme son vermek ve yağmacı bir azınlığın halkın kaderini tepeden belirlemediği bir toplum inşa etmektir.
Protestoların kararlılıkla sürdürülmesi, grevlerin yaygınlaştırılması, uyanıklık ve birlik, ilerlememizin ve uzun süredir bastırılmış özlemlerimizin gerçekleşmesinin güvencesidir. Seçtiğimiz yolda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz ve birlik ile dayanışmamızla bu köleliğe, yoksulluğa, aşağılanmaya ve eşitsizliğe son vereceğiz.
İmzacılar:
Birleşik Emekliler
Kirmanşah Elektrik ve Metal Derneği
İdamlara Hayır
Adalet Arayanlar
Sözleşmeli Petrol İşçileri Protestoları Koordinasyon Konseyi
Kayıt Dışı Petrol İşçileri Protestoları Koordinasyon Konseyi (Üçüncü Taraf Taşeronlar)
Hemşireler Protestoları Koordinasyon Konseyi
İranlı Kadınların Sesi
13 Dey 1404 (3 Ocak 2026)
#IRANPROTESTS2026
#Iran














