- Komplo Teorileri Çağında Canavarın Gözüne Bakabilmek: Epstein Dosyalarının bir Muhasebesi – Barış Altuntaş - Şubat 15, 2026
- “Yüzyılın rüşveti”: CGT ve Valiler, İşçi Hakları Pahasına Kasalarını Kurtarıyor – Juan Garcia (Partido Obrero Arjantin) - Şubat 14, 2026
- Tasarımla Gelen Sosyal Apartheid: Taliban’ın Hukuk, Din ve Şiddet Rejimi – Laila Safi - Şubat 9, 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün yabancı yatırımcılara hitap ettiği toplantıda Adalet Yürüyüşü ve sonrasında OHAL’in kaldırılması talebinin yeniden gündeme gelmesi ile son derece “dürüst” açıklamalar yaptı. OHAL birinci yılına yaklaşırken Erdoğan “Biz OHAL’i iş dünyasının daha rahat çalışması için getirdik. İş dünyasında herhangi bir sıkıntınız aksamanız var mı? Biz göreve geldiğimizde OHAL vardı. Şimdi grev tehdidi olan yere OHAL’den istifade izin vermiyoruz. Bunun için kullanıyoruz OHAL’i. Fotoğraf oldukça net.”
AKP iktidara geldiğinden bu yana toplamda 12 grev Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklanmıştı. OHAL döneminde ise 2017’nin ilk 6 ayında “milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu” gerekçesi ile toplam 5 grev yasaklandı: Asil Çelik grevi, EMİS grevi, Akbank grevi, Şişecam grevi, Mefar grevi.
Bir süre önce de Tayyip Erdoğan, katıldığı MÜSİAD toplantısında yaptığı konuşmada OHAL’in kaldırılmasını isteyenleri işaret ederek “Bu Olağanüstü Hal’de o tür tehditlerle karşımıza gelenler anında yasaların, hukukun bize verdiği yetkiyi kullanmamızı kolaylaştırıyor. Öyle ikide bir kalkacak hemen grev, bilmem ne… Kusura bakma arkadaş.” diye konuşmuştu.
Ulusal ve yabancı sermaye için tüm otoriterliği seferber eden iktidarın temelinde bu adaletsizlik yatıyor. İşçilerin sırtına basa ekonomi ve siyaset yürütülüyor.
Grevler yasaklanamaz! İşçilere adalet!













