Anasayfa / Manşet / NATO İÇİN OHAL ve GÖZALTI TERÖRÜ

NATO İÇİN OHAL ve GÖZALTI TERÖRÜ

Ankara’da gerçekleştirilecek 36. NATO Zirvesi’ne sayılı günler kaldı ve bir süredir herkesin gündeminde zirve kapsamında gerçekleştirilecek kısıtlamalar yer alıyor, eylem ve miting yasakları üzerine konuşuluyor.

 

Güzergah üzerinde bulunan binaların dış cephelerinde gerçekleştirilen tadilatlardan milyonluk harcamalara varan bu geniş organizasyon; on yıllardır Orta Doğu’da her adımlarıyla kan döken emperyalist haydutların çıkarlarını korumak adına emekçi halkları insanlık dışı koşullara mahkum eden NATO terör örgütü, Türkiye’de huzurla konaklasın diye gerçekleştiriliyor.

 

 

7-8 Temmuz tarihleri arasında savaş tüccarları; onların işbirlikçisi olan AKP rejimi tarafından başkentte ağırlanacak.

Bu ziyaret adına önce, Ankara’da Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca KYK yurtlarında kalan öğrencilere yurtlarını boşaltmaları yönünde mesaj atma hamleleri gerçekleştirildi. NATO’ya huzur ve peşkeş, gençliğe huzursuzluk reva görüldü elbette…

 

Ardından 15 Haziran’da AKP iktidarı, Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarının açılışını yaptı. Zirve için Ankara Şeker Fabrikasının arazisine çöküldü ve işçilerin lojmanları yıkıldı. 10milyon tl bütçe; insanlarının neredeyse %70’inin açlık sınırının altında yaşadığı bir ülkede ve egemenlerin çıkarları doğrultusunda “tek bir emirle” harcandı.

 

 

Zirveye hazırlık için gerçekleştirilen adımlar elbette sadece bunlar değil. Ankara, son bir kaç ayı önce madencilerin ardından öğretmenlerin direnişine ev sahipliği yaparak geçiriyordu. Ancak zirve yaklaştıkça; hâlâ direnişlerini sürdüren öğretmenlere, öğretmenlerin sesini duyan emekçi halka ve öğretmenlerle mücadeleyi büyütmek için yanlarında bulunan kitleye günlerce biber gazları ve kaba kuvvetle müdahalede bulunulmaktan hiç çekinilmedi. Özel Sektör Öğretmenleri ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformunun taban maaş, mülakat mağduriyeti ve insanca çalışma koşulları talebi başka emekçilere emsal olmasın, Ankara sessiz kalsın diye bastırılmak, yasaklanmak ve krimilalize edilmek istendi ve hâlâ aynı iradeyle direniş bastırılmaya çalışılıyor.

 

Eğitim emekçilerini, ne Güvenparkta ne Kurtuluş parkında ne de kendi sendika bürolarının önünde barındırmayanlar; şimdi de kimse sokaklarda olmasın, katiller çetesi ağırlanırken sükunet sağlansın istedikleri için 13 günlük eylem yasağıyla halkın karşısına dikiliyorlar. 28 Haziran 00.00’dan 10 Temmuz 23.59’a kadar sürecek bir eylem yasağından bahsediyoruz yani. Ankara genelinde açık ve kapalı alanlarda yapılacak toplanma, toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, protesto, miting, stant açma, çadır kurma, el ilanı, bildiri ve broşür dağıtma ile afiş ve pankart asma gibi tüm faaliyet ve eylemler yasak. Ayrıca 55bin polis ve jandarmanın görevlendirilmesi de cabası.

2911 ve 5442 sayılı yani aslında hepimizin aşina olduğu kanun maddeleri kapsamında alınan bu kararlar da sözde güvenlik tedbirleri için yeterli gelmediğinden bir de bu sabah sol/sosyalist, demokratik ve devrimci kurumların bazılarına şafak operasyonu gerçekleştirildi ve 209 kişi gözaltına alındı. Gerçekleştirilen ev baskınlarıyla kapılar kırıldı, evlerde aramalar yapıldı. Hakkında gözaltı kararı olan 241 kişiden 209’u hâlâ gözaltında ve 24 saatlik bir avukat görüş kısıtı söz konusu. Aralarında gazeteci Yıldız Tar, Siyasal Bilgiler Fakültesinden akademisyen Emel Memiş, ÇHD’li avukatlar ve bir çok NATO ve emperyalist savaş karşıtı kişi bulunuyor.

Yapılan açıklamada “Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde terör örgütlerinin ülke genelinde eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında” gibi çiğ ve tutarsız bir ifadeyle; NATO’ya karşı durmanın büyük bir tehdit unsuru olduğu ve emperyalist düzenin bel kemiği olan yaratıklara karşı büyük bir hassasiyetle yaklaşıldığı aşikar.

 

Kurulduğu günden beri dünya emekçi halklarının en büyük düşmanı olan NATO terör örgütünün ne bu topraklarda ne de Orta Doğu’da bir yerinin olmadığını söylemek suç sayılıyor ve tek adam rejimi bu süreci lehine kullanarak cadı avına çıkmış gibi operasyonlar düzenleyip muhalefeti sindirmeye, halkı susturmaya devam ediyor.

 

Kapitalizmin krizinin derinleştiği bu günlerde emperyalist savaşa karşı sınıf savaşı perspektifiyle ilerliyor ve NATO’ya karşı mücadeleyi büyütmekten geri dönmüyoruz.

 

Gözaltında tutulan herkes serbest bırakılsın ve antidemokratik hamleler son bulsun!

7-8 Temmuz’da gercekleştirilecek NATO Zirvesi iptal edilsin!

 

 

 

 

Berfin Özgür Güneş

 

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.