- NATO İÇİN OHAL ve GÖZALTI TERÖRÜ - Haziran 23, 2026
- Sömürü Cehenneminden Yansıyanlar: İş Cinayetleri ve Çocuk İşçilik - Haziran 16, 2026
- Taliban’ın Giderek DerinleÅŸen Tiranlığı ve Afganistan’da Büyüyen İnsani Kriz - Haziran 15, 2026
Ankara’da gerçekleÅŸtirilecek 36. NATO Zirvesi’ne sayılı günler kaldı ve bir süredir herkesin gündeminde zirve kapsamında gerçekleÅŸtirilecek kısıtlamalar yer alıyor, eylem ve miting yasakları üzerine konuÅŸuluyor.
Güzergah üzerinde bulunan binaların dış cephelerinde gerçekleÅŸtirilen tadilatlardan milyonluk harcamalara varan bu geniÅŸ organizasyon; on yıllardır Orta DoÄŸu’da her adımlarıyla kan döken emperyalist haydutların çıkarlarını korumak adına emekçi halkları insanlık dışı koÅŸullara mahkum eden NATO terör örgütü, Türkiye’de huzurla konaklasın diye gerçekleÅŸtiriliyor.
7-8 Temmuz tarihleri arasında savaş tüccarları; onların işbirlikçisi olan AKP rejimi tarafından başkentte ağırlanacak.
Bu ziyaret adına önce, Ankara’da Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca KYK yurtlarında kalan öğrencilere yurtlarını boÅŸaltmaları yönünde mesaj atma hamleleri gerçekleÅŸtirildi. NATO’ya huzur ve peÅŸkeÅŸ, gençliÄŸe huzursuzluk reva görüldü elbette…
Ardından 15 Haziran’da AKP iktidarı, Ankara Havalimanı ve baÄŸlantı yollarının açılışını yaptı. Zirve için Ankara Åžeker Fabrikasının arazisine çöküldü ve işçilerin lojmanları yıkıldı. 10milyon tl bütçe; insanlarının neredeyse %70’inin açlık sınırının altında yaÅŸadığı bir ülkede ve egemenlerin çıkarları doÄŸrultusunda “tek bir emirle” harcandı.
Zirveye hazırlık için gerçekleştirilen adımlar elbette sadece bunlar değil. Ankara, son bir kaç ayı önce madencilerin ardından öğretmenlerin direnişine ev sahipliği yaparak geçiriyordu. Ancak zirve yaklaştıkça; hâlâ direnişlerini sürdüren öğretmenlere, öğretmenlerin sesini duyan emekçi halka ve öğretmenlerle mücadeleyi büyütmek için yanlarında bulunan kitleye günlerce biber gazları ve kaba kuvvetle müdahalede bulunulmaktan hiç çekinilmedi. Özel Sektör Öğretmenleri ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformunun taban maaş, mülakat mağduriyeti ve insanca çalışma koşulları talebi başka emekçilere emsal olmasın, Ankara sessiz kalsın diye bastırılmak, yasaklanmak ve krimilalize edilmek istendi ve hâlâ aynı iradeyle direniş bastırılmaya çalışılıyor.
EÄŸitim emekçilerini, ne Güvenparkta ne KurtuluÅŸ parkında ne de kendi sendika bürolarının önünde barındırmayanlar; ÅŸimdi de kimse sokaklarda olmasın, katiller çetesi ağırlanırken sükunet saÄŸlansın istedikleri için 13 günlük eylem yasağıyla halkın karşısına dikiliyorlar. 28 Haziran 00.00’dan 10 Temmuz 23.59’a kadar sürecek bir eylem yasağından bahsediyoruz yani. Ankara genelinde açık ve kapalı alanlarda yapılacak toplanma, toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, protesto, miting, stant açma, çadır kurma, el ilanı, bildiri ve broşür dağıtma ile afiÅŸ ve pankart asma gibi tüm faaliyet ve eylemler yasak. Ayrıca 55bin polis ve jandarmanın görevlendirilmesi de cabası.
2911 ve 5442 sayılı yani aslında hepimizin aÅŸina olduÄŸu kanun maddeleri kapsamında alınan bu kararlar da sözde güvenlik tedbirleri için yeterli gelmediÄŸinden bir de bu sabah sol/sosyalist, demokratik ve devrimci kurumların bazılarına ÅŸafak operasyonu gerçekleÅŸtirildi ve 209 kiÅŸi gözaltına alındı. GerçekleÅŸtirilen ev baskınlarıyla kapılar kırıldı, evlerde aramalar yapıldı. Hakkında gözaltı kararı olan 241 kiÅŸiden 209’u hâlâ gözaltında ve 24 saatlik bir avukat görüş kısıtı söz konusu. Aralarında gazeteci Yıldız Tar, Siyasal Bilgiler Fakültesinden akademisyen Emel MemiÅŸ, ÇHD’li avukatlar ve bir çok NATO ve emperyalist savaÅŸ karşıtı kiÅŸi bulunuyor.
Yapılan açıklamada “Cumhuriyet BaÅŸsavcılığımız koordinesinde terör örgütlerinin ülke genelinde eylem ve faaliyetlerinin deÅŸifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında” gibi çiÄŸ ve tutarsız bir ifadeyle; NATO’ya karşı durmanın büyük bir tehdit unsuru olduÄŸu ve emperyalist düzenin bel kemiÄŸi olan yaratıklara karşı büyük bir hassasiyetle yaklaşıldığı aÅŸikar.
KurulduÄŸu günden beri dünya emekçi halklarının en büyük düşmanı olan NATO terör örgütünün ne bu topraklarda ne de Orta DoÄŸu’da bir yerinin olmadığını söylemek suç sayılıyor ve tek adam rejimi bu süreci lehine kullanarak cadı avına çıkmış gibi operasyonlar düzenleyip muhalefeti sindirmeye, halkı susturmaya devam ediyor.
Kapitalizmin krizinin derinleÅŸtiÄŸi bu günlerde emperyalist savaÅŸa karşı sınıf savaşı perspektifiyle ilerliyor ve NATO’ya karşı mücadeleyi büyütmekten geri dönmüyoruz.
Gözaltında tutulan herkes serbest bırakılsın ve antidemokratik hamleler son bulsun!
7-8 Temmuz’da gercekleÅŸtirilecek NATO Zirvesi iptal edilsin!
Berfin Özgür Güneş













