/ Devrimci Perspektif / Türkülerin Bitmeyen Çilesi – Emre Güntekin

Türkülerin Bitmeyen Çilesi – Emre Güntekin

on 5 Mart 2018 - 17:37 Kategori: Devrimci Perspektif, Kültür-Sanat

Geçtiğimiz günlerde TRT 200’ün üzerinde şarkı ve türküye yasak getirdi. İlk bakışta komik görünebilir; ancak şarkıların, türkülerin ve diğer sanat eserlerinin yasaklanması bu toprakların üzerinde hüküm süren rejimlerin en eski geleneklerinden birisi.

Hatta bu yasaklar türkülere bile konu olmuştur. Geçmişte dinen sazı şeytan icadı olarak gören katı İslamcı anlayışa karşı Aşık Dertli, “Abdest alsan aldın demez Namaz kılsan kıldın demez Kadı gibi haram yemez Şeytan bunun neresinde?” diyerek başkaldırmıştı. Yine Alevi-Bektaşi kültürüne ait pek çok türkü, deyiş yıllarca yasaklanmıştı. Sebebiyse çok basit: Anadolu’da Pir Sultan Abdal gibi, Köroğlu gibi, Dadaloğlu gibi zulme karşı isyan edenlerin hikâyeleri; egemenlerin zulmü türkülerle aktarılıyordu. Bu yasaklara rağmen türküler bugüne kalırken ve öznelerini yaratıcılarını tüm toplum bilirken, zulmedenlerin adları tarihin çöplüğüne gitmiştir.

Buna rağmen egemenler türkülerin veya diğer sanatsal eserlerin yasaklarla ortadan kaldırılamayacağını anlamamış görünüyor.

AKP dönemine baktığımızda bu yasakların listesi epey kabarık. İktidarın sanata bakışında “Tükürürüm böyle sanatın içine” anlayışı hâkim. Beğenmediklerini yakıyorlar, yıkıyorlar, içine tükürüyorlar! Güzel olandan, insanlığa ilham verebilecek, umut aşılayabilecek şeylerden korkuyorlar. Her yere kendi çirkinlikleri egemen olsun istiyorlar.

Kars’ta inşa edilen Barış Heykel’i ucube denilerek yıkılır, Gezi’ye katılanlar aforoz edilir (en son Barış Atay’ın Ankara sınırları içerisinde çay içmesi bile yasaklanmıştı), referandumda hayır diyeceklerini açıklayan Sabahat Akkiraz, Erdal Erzincan gibi sanatçılara ambargolar konur. Kısacası iktidara yalakalık yapıyorsan her kapı sana açılır: Buyrun işte Yavuz Bingöl örneği… Yok ben ödün vermem, sanatımı iktidarın borazanı haline getirmem diyorsan yasaklardan yasak beğen…

Geçtiğimiz hafta 142’si Türkçe, 66’sı Kürtçe eser TRT tarafından yasaklar listesine alındı. Kürtçe eserlerin yasaklanmasının sebebi belli: Kürt halkına yönelik yasakçı zihniyet zaten alışkın olduğumuz bir durum. Geçmişte Kürtçe şarkı söyleyeceğini ifade ettiği için Ahmet Kaya linç ediliyordu, bundan dolayı özürler dilendi ama sonuç aynı. Kürt halkına, Kürtçeye düşmanlık bitmiyor.

Mesele sadece Kürtçe değil… Yasak listesine baktığımızda çok ilginç eserler çıkıyor karşımıza. Mesela sözleri Nazım Hikmet’e ait olan ve Ahmet Aslan’ın söylediği “Geberiyorum” şarkısı. TRT muhtemelen “Geçip gitmiş günler gelin Rakı için sarhoş olun” sözlerinden alerji kapmış olmalı. Listeye baktığımızda da alkol kullanımını teşvik ettiği düşünüldüğü için pek çok şarkının yasaklanmasına gerek görülmüş! İyi de neden yasaklıyorsun ki? Senin devletinin en temel gelir kalemlerinden birisi alkolden alınan devasa vergi değil mi?

Yine Mahsuni’nin “Gücenme ey Sofu Baba” türküsü yasaktan nasibini almış. Ne diyor Mahsuni Baba: “Adaletsiz padişahın/Ateşler düşsün köşküne”… Hele böyle bir dönemde hiç söylenmemesi gereken bir türkü…

Mesela geçmişte sözleri müstehcen olduğu için pek çok türkü ya değiştirilmiş ya da yasaklanmıştır. “Bahçada yeşil hıyar” bile “Bahçada yeşil çınar”a dönüştürülmüştür. TRT yine türkülerden, halkımızın en pastoral haliyle dile getirdiği duygularından tahrik olmuş olacak ki “Elvan elvan memeler/Kavuşmuyor düğmeler” sözlerini içeren “Keten Gömlek Fitilli” türküsüne yasak getirmiş.

AKP iktidarının Alevi kültürüne olan alerjisini biliyoruz. TRT’de yayın politikası olarak bunu resmi bir çizgi haline getirmeye yeminli. Alevi kültürünün Yedi Ulu Ozan’ından biri olan Virani’ye ait “Elif-i Mimden Aldık Sırrı Kuranı” deyişi yasak listesinde.

Yasak listesi şunu gösteriyor: İktidar öteden beri kültürel iktidarını kurmaktan bahsediyor. Elbette bunu da Sünni-İslam anlayışı dışındaki her şeyi, Kürtçe gibi ezilen halklara ait dilleri yasaklayarak inşa etmek istiyor. Yüzlerce yıldır halkın neşesini, hüznünü, öfkesini, kısacası tüm insani duygularını içeren türkülerin içinde geçen şaraptan, memeden tahrik oluyorlar; fakat gerçek hayata döndüğümüzde nerede taciz, tecavüz, istismar var bunlara ait Ensar gibi vakıflardan çıkıyor. Erdoğan’ın ittifak baskısından bunalan Temel Karamollaoğlu’nun da dediği gibi insanı dümdüz söyletiyorlar!

Hadi yukarda sıraladığımız şarkıları, türküleri anladık da… Yahu Erdoğan sevdalısı, sarayın kadrolu misafiri Demet Akalın’dan ne istediniz!

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı