/ Gündem / Seçime 11 Gün Kala Anketler Ne Diyor? -Çağın Erdinç

Seçime 11 Gün Kala Anketler Ne Diyor? -Çağın Erdinç

on 13 Haziran 2018 - 13:26 Kategori: Gündem

Anketler genelde algıyı belirli bir yöne kanalize etmek için yapılır. Türkiye’deki anket firmalarının çoğu araştırmalarını bu amaçla gerçekleştirir. Fakat “bozuk saatin bile günde 2 defa doğruyu göstermesi“ gibi seçim öncesinde anketlerin ne söylediğine sıkça bakılır. Ve gerçekten de tekil araştırmalar değil ama anket sonuçlarının geneli, seçim sonucuna dair ipucu verir. Peki 24 Haziran seçimlerine dair anketler ne diyor?

Öncelikle Türkiye’deki seçim öncesi anket araştırmalarının ne ölçüde doğruyu söylediğine bakalım. Bunun için “2017 referandumu” sürecinde yayınlanan anketlerin ortalamala sonuçlarına kısaca göz atmakta fayda var. Bakalım anket sonuçları ve seçimin kesin sonuçları ne ölçüde örtüşmüş?

Referandum sürecinde toplamda 13 farklı anket şirketi 26 anket yapmıştı (*) Bu anketlerden 15’inin sonucu “evet” çıkarken 9’unun sonucu “hayır” çıkmıştı. 26 anketin “evet” ve “hayır” oranlarını toplayıp ortalamalarını aldığımızda çıkan sonuç oldukça şaşırtıcı. Evet oyunun anketlerin ortalamasındaki oranı %50.38.

Peki referandumdaki kesin sonuç ne çıkmıştı? %51,41 oranında evet oyunun çıktığını YSK kesin olarak ilan etmişti. Sonuç itibariyle ortalamadaki yanılma payı oldukça az. Yani anketlerin biri veya birkaçı uçuk tahminler yaparken genel ortalama kesin sonuca oldukça yakın. Bu yakın tahmin bir tesadüf olabilir mi? Gelin 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bakalım.

7 Temmuz 2014’ten 7 Ağustos 2014’e kadar tam 30 anket yapıldı. Bu anketlerin tamamı Erdoğan’ın seçimi alacağını söyledi. 30 anketin Erdoğan’a verdiği oy oranının ortalaması %52.8’di (toplamı %1585 ortalaması %52.8) Peki gerçek sonuç ne oldu? Erdoğan %51.79 oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçildi. Yani anketlerin genel ortalamasının yanılma payı yine %1’den az oldu.

Şimdi gelelim önümüzdeki seçimlere. 24 Haziran’a 11 gün kaldı. Ocak ayının başından bu yana 10 ayrı anket firması 19 araştırma yaptı. (**) Bu araştırmalardan sadece 3’ü (MAK, ORC, ARGETUS) Erdoğan’ın %50’inin üzerinde oy alarak işi ilk turda bitireceğini söyledi. Geri kalan 16 anket sonucu, seçimin ikinci tura kalacağını söyledi. Ve ilginçtir, AKP’ye yakınlığı ile bilinen ORC ile MAK anket şirketleri yaptıkları iki anketten birinde  Erdoğan’ı %50’nin altında gösterdi. 5 aylık süreçte tek anket yayınlayan sadece ARGETUS anket şirketi oldu ve bu şirket  Erdoğan’ın %50’nin üzerinde oy alacağını iddia etti.

Şimdi gelelim en önemli soruya: Anketlerin ortalaması ne diyor? Anketlerin genel ortalamasını hesapladığımızda ortaya çıkan sonuç, Erdoğan’ın %46 civarında oy alacağını ve seçimin ikinci tura kalacağını söylüyor. (Erdoğan’ın oyları anketlerin toplamında %872.9 ortalamasında %45.9)

Muharrem İnce’nin oy ortalaması ise %24. (Toplamda %464.5 ortalama %24.4) Akşener’in anketlerdeki ortalaması %15 görünürken (toplamda %291.2 ortalama %15.3) Demirtaş’ın ilk tur ortalaması %10.4 olarak görülüyor (toplamda %198.9)

Sonuç

Elbette siyasetin doğası sadece matematikle ve anketlerle açıklanamaz fakat seçimin ikinci tura kalma ihtimalinin yüksek olduğunu sadece matematik değil, siyasetin genel tablosu da söylüyor. Önceki süreçlere göre Erdoğan’ın mitinglerindeki coşku son derece az. Binali Yıldırım bunu “ramazan rehavetiyle” açıklamaya çalışsa da artık bazı gerçekler saklanmayacak kadar açık bir şekilde gün yüzüne çıktı.

Buzdolabından ekonomi tahlili yapan; farklı şehirlerde hitap ettiği seçmenlerine alakasız şehir adlarıyla seslenen; kek ve pastaları vaat olarak sunan Erdoğan’ın yorgunluğu seçim sonuçlarına yansıyabilir. Malum Erdoğan önceki akşam katıldığı iftarda isyan ederek “Hadi gündüz oruçlusunuz coşkunuz o yüzden az. Akşam konuşuyoruz, biraz bağırın” diyerek hitap ettiği kitleyi uyardı.

AKP’nin ve Erdoğan’ın seçimlere dair en büyük umudu “Kandil Operasyonu.” Yeni bir “fetih rüzgarı” eşliğinde sağ seçmeni motive edip heyecanlandırmayı hedefliyorlar. Fakat bunu yaparken muhafazakâr Kürt seçmenin bir kısmıyla kopuşu hızlandırma riskini ve Kandil’in Afrin kadar kolay bir bölge olmadığını da hesaba katmak durumundalar.

Sonuç itibariyle Erdoğan belki de en zor seçim sürecine giriyor. Kaybederse kendisi için her şey bitecek; fakat kazansa bile bazı şeyleri yoluna koymak hiç kolay olmayacak. İnşaata dayalı rant ekonomisi artık geri döndürülemez biçimde hasar aldı. Seçimden sonra krizin faturasının emekçilere çıkacağı aşikâr. Uluslar arası ortamdaki “itibar” kaybı da en az ekonomi kadar zorlayıcı.

Kısacası “Cumhur İttifakı” freni patlayan kamyon gibi yokuş aşağı hızla gidiyor. Amaçları kamyonu yolda tutmak değil, ne olursa olsun direksiyonda oturmak. Bu yüzden ülkenin ne durumda olduğunu ve nereye gideceğini umursamadan koltuklarını korumayı hedefliyorlar.  

(*) https://tr.wikipedia.org/wiki/2017_T%C3%BCrkiye_anayasa_de%C4%9Fi%C5%9Fikli%C4%9Fi_referandumu_anketleri

(**) https://tr.wikipedia.org/wiki/2018_T%C3%BCrkiye_cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1_se%C3%A7imi_i%C3%A7in_yap%C4%B1lan_anketler

 

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı