/ Dünyadan / Menbiç’in ve YPG’nin Elindeki Bölgelerin Kaderi Belirleniyor

Menbiç’in ve YPG’nin Elindeki Bölgelerin Kaderi Belirleniyor

on 28 Aralık 2018 - 15:58 Kategori: Dünyadan
Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail

ABD ordusuna bağlı birliklerin Suriye’den çekileceğinin açıklanmasından sonra Rusya, Türkiye, Şam, ABD ve YPG arasında pazarlıklar ve karşılıklı hamleler baş döndürücü bir hıza ulaştı. Son kritik hamle YPG ve Şam cephesinden geldi. Kürt Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) silahlı kanadı YPG, birliklerini Suriye’nin kuzeyindeki Menbiç şehrinden çektiğini açıkladı. YPG’nin çağrısının ardından Suriye ordusu 6 yıl sonra kente girdi. 

Kente giren Suriye ordu birliklerinin ne kadar bir güçle çıkarma yaptığı henüz net değil. Ama ilk veriler henüz küçük bir mevcudiyeti gösteriyor. Hatırlanacak olursa Afrin operasyonu sırasında da Şam’a bağlı bir miktar gönüllü birlik (Ulusal Savunma Kuvvetleri-NDF) Afrin‘e girmiş ama Rusya’nın tam izin verdiği TSK birliklerince hedef alınmış ve ardından geri çekilmek durumunda kalmıştı. Bu yüzden bundan sonraki muhtemel gelişmelere dair net konuşmak için henüz erken. Diğer taraftan, bu sefer Menbiç’e giren birliklerin Suriye Ordu birlikleri olması durumu bir miktar farklılaştırıyor. Esad yönetimi kararlılığını göstermek niyetinde. Bunun dışında Rusya, Suriye ordusunun Menbiç’e girişini memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Ama yine de Suriye Ordusu’nun Rusya’dan onay alarak mı Menbiç’e girdiği net değil. Pekala Şam yönetimi AKP ile gayet iyi anlaşan Rusya üzerinde basınç yaratmak istiyor olabilir. Çünkü Rusya cephesinden TSK’nın Rojava’ya yönelik operasyona yeşil ışık yakan açıklamalar da geliyor. 

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov son gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamada, Elbette bu durum, istikrara katkı yapacaktır. Hükümet güçlerinin kontrolü altındaki bölgenin genişlemesi, hiç şüphesiz olumludur” dedi. “Hükümetin kontrolü altındaki bölgelerin genişlemesi” ifadesi iki yönlü de okunabilecek oldukça diplomatik bir açıklama. Çünkü Şam’ın toprak bütünlüğünü vurgulamak yerine  “Hükümetin kontrolü altındaki bölgelerin genişlemesi “ifadesini kullanmak RTE’yle yapılan bir takım toprak paylaşımı pazarlığını akıllara getiriyor.  

Erdoğan’dan ve Suriye Ordusundan Gelen Açıklamalar

RTE, Esad yönetiminin Menbiç çıkarmasına yönelik tepkisi hiç gecikmeden geldi. Kesinleşen hiçbir şey yok diyen RTE’nin kritik ifadeleri derhal göze çarpıyor. “YPG teröristleri Menbiç’ten gerçekten çıkarsa silahlı kuvvetlerimiz Menbiç’e saldırmayacak” diyen Erdoğan duruma dair şunları söyledi: “Orada kendi bayrağını dalgalandırma gibi bir durum olduğunu biliyoruz. Ortada kesinleşmiş bir şey yok. Bir saat önce istihbaratla görüştüm, kesin bir şey söz konusu değil. Rusya’nın ciddi resmi makamlarının da ifade ettiği kesin bir şey yok. Yarın benim heyetim sabah Moskova’ya gidecek. Dörtlü bir ekiple yarın oraya gidecekler, etraflıca ele alacaklar. Belki benim de Sayın Putin ile hem telefon hem de Moskova veya Soçi ziyaretim olabilir. Bizim bunları çok ciddi ele almamız gerekiyor.”

RTE’nin yaptığı “dertlerinin YPG’yi temizlemek olduğunu, bu bölgelerin Suriye’nin toprağı olduğunu ve bu sağlandıktan sonra buralarda işlerinin kalmayacağı” açıklaması ise fetih bekleyen yandaşlarını üzecek cinsten. 

Suriye ordusundan yapılan açıklamada ise Menbiç’te kilit noktaların kontrol altına alındığı duyuruldu. Açıklamada, “Menbiç’te bulunan tüm Suriye vatandaşlarının ve diğer kişilerin tüm güvenliğini garanti ediyoruz. Suriyeliler güçlerini birleştirerek ulusal egemenliği korumalı. Tüm işgalci güçleri yenilgiye uğratma konusunda kararlıyız” denildi. Bu sözler, Türkiye müdahalesinin işgal olarak görüldüğünü ve buna karşı açıkça Suriyeli Kürtlerle birleşme yapılması kararlılığını ifade ediyor. 

YPG de önce Suriye hükümetine çağrıda bulunarak kente asker göndermesini istemişti. YPG’den yapılan açıklamada “Türkiye’nin tehditleri karşısında Menbiç’in korunması için ait olduğumuz Suriye hükümetine, silahlı güçlerini bu bölgeye göndermesi çağrısı yapıyoruz” ifadeleri yer almıştı. Birçok temel hesap hatası yapan YPG için Suriye ordusunun adeta bir kurtarıcıya dönüşmesi oldukça dramatik. Diğer taraftan YPG’nin elindeki bölgeleri Suriye ordusuna hızlı bir şekilde devretmesine ABD izin verecek mi? Ya da Suriye ordusunun TSK’dan önce YPG bölgelerine hızla yerleşmesine Putin izin verecek mi? Bu durumda Suriyeli güçlerin birleşme arzusu karşısında emperyalist odakların bölme ve işgal etme senaryosuna geçilmiş olundu. Bu açıdan yabancı güçlerin derhal Suriye’deki askeri faaliyetlerini durdurmaları çağrısı önem kazanıyor.  

Peskov, Menbiç’teki yeni durumun, Cumartesi günü Türk heyetinin Moskova’ya yapacağı ziyarette de ele alınabileceğini söyledi. Kremlin’deki toplantıda, Türkiye adına, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve MİT Başkanı Hakan Fidan‘ın bulunacağı açıklanmıştı. Bu da toplantıya tam kadro katılan AKP cephesinin kararlılığını ve Rusya üzerinde baskı yaratma çabası olarak değerlendirilmeli. 

Netice itibariyle henüz hiçbir şey kesinleşmiş değil. Kesin olan ABD tarafından yüzüstü bırakılan Rojava’daki YPG yönetiminin günlerinin sayılı olmasıdır. Yerine ne geleceği ise Putin ve Erdoğan pazarlığıyla belirlenecek. Halen YPG’nin elinde olan bölgelerin paylaştırılması senaryosu gündemdeki yerini koruyor. RTE cephesi seçimler öncesi tüm bölgeleri Esad’a kaptırırsa büyük kazık yemiş olacaktır. Bu yüzden nükleer, doğal gaz boru hattı, S-400 gibi satışlarla AKP ile müthiş karlı anlaşmalar yapan Putin pekala RTE’ye istediklerinin bir kısmını verebilir.  

Ortadoğulu emekçiler için emperyalistlerin Suriye’den çıkması, Arap ve Kürt halkının ise kendi kaderlerini çizme hakkının savunulması gerekiyor.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı