/ Devrimci Perspektif / Kayyımlar Artar mı? – Gökçe Şentürk

Kayyımlar Artar mı? – Gökçe Şentürk

on 6 Eylül 2019 - 19:09 Kategori: Devrimci Perspektif, Gökçe Şentürk
Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail

kayyım operasyonu ile ilgili görsel sonucu

AKP’nin sıkıştıkça saldırganlaştığını 17 yılda pek çok kez gördük. Van, Diyarbakır ve Mardin’e atanan kayyımların ardından diğer Kürt illerine ve hatta Ankara ve İstanbul’a da kayyım atanacağı üzerinden çeşitli senaryolar kol geziyor.

Sıkışmadan kastettiğimiz, içeride toplumsal tabanını ciddi oranda kaybetmesine neden olan ekonomik kriz. Geçtiğimiz kışı aratacak bir döneme giriyoruz çok açıkça. Yani, AKP’nin seçimde hezimet yaşamasına; tanzim satış kuyruklarıyla krizin geniş kitlelerde görünür olmasına ve toplumsal tabanında önemli gediklere yol açan geçen kıştan daha sert bir kış. Dolayısıyla iktidar ortağıyla (MHP) arayı bozmadan, toplumsal hareketlerin önüne set çekerek, finansal oyunbazlıklarla yoluna devam etmeye çalışacak.

Diğer taraftan dışarıda da sıkıştığı açık. Suriye’de cihatçı fanatiklere verilen desteğin sonuna gelindi. İdlib’de Esad ilerlerken RTE, Rusya ile arayı bozmadan cihatçı fanatikleriyle İdlib konuşlanmasına devam edemez. Bozsa ya da bozmayı göze alsa ne olur?  Hiçbir şey. Geçtiğimiz günlerde Rusya Türkiye’nin F-16’sının uçmasına bile müsaade etmeden hava sahasını kapattı. Oradan anlaşılsın. AB ve ABD ile de işler iyi gitmiyor. Dolayısıyla sıcak para da akmıyor.

Özetle hem içerde hem dışarda sıkışan AKP için 17 yıl seçim kazandıran yöntemi uygulamak garanti bir yol; kutuplaştırma. Kürt illerine atanan kayyımlar krizin yakıcılığıyla harekete geçen geniş muhafazakâr kitleleri susturacak, toplumsal muhalefet seçilmişlerden taraf oldukça marjinalize edilecek, terörist ilan edilecek. Çok gördük, çok alıştık…

Kayyımların devam gelir mi ve büyükşehirlerde kayyım atanır mı? AKP’nin saldırganlığı kontrollü bir noktada tutmaya çalıştığını da söylemek mümkün. Bir kırılmayla toplumsal muhalefetin ayağa kalkacağı bir durum yaratmak da istemeyecektir. O yüzden İstanbul ve Ankara’ya kayyım atanması senaryolarının şu tabloda pek gerçekçiliği yok. Kürt halkına ve HDP’ye yönelik saldırganlık MHP ile ittifakının harcını oluşturuyor. Bu yüzden HDP’li belediyelere kayyum atanması kuvvetle muhtemel görünüyor. Buradan CHP’yi, İmamoğlu’nu da itibarsızlaştırma hamleleri işine yaradığı ölçüde kullanılacak.

Ama 3 büyük Kürt iline atanan kayyımlardan sonra çok büyük bir tepki ve eylemselliğin olmayışı da bir sonraki hamleyi düşünürken AKP’yi daha cüretkâr olmaya itecektir. İçerde ve dışarda artan çelişkilerle direksiyonu nereye kıracağını göreceğiz. Kırılgan bir iktidar ortaklığı ve ekonomiyle hareket kabiliyeti düşüyor. Dışarıdan gelen demokrasi ve hukuk ihlallerine karşı uyarıları ekonomik basıncın etkisiyle göstermelik de olsa dikkate almak durumunda. Ya da köprüleri tamamen yakacak ki bunun mümkün olmadığını söylemiştik. Demirtaş’ın tahliye edilmesi kararını da AİHM duruşması öncesinde alınmış bir karar olarak buradan okumak gerekir.

Bu süreçte kayyım ya da başka saldırılar gündemde olmaya devam edecek. Ama karşımızda daha kırılgan ve zayıf bir AKP var. Bunun toplum nezdinde görünür olması için muhalefetin çarpışma noktalarında somut kazanımlar elde etmesi ve buradan aldığı güçle daha geniş kitleleri harekete geçirebilmesi şart. Krizin ortaya çıkardığı olanaklarda AKP’ye saldırganlığı konusunda geri adım attırmanın tek yolu bu.

 

 

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail
Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı