/ Devrimci Perspektif / Bu Hazin Tablo Değişmeli – V.U.Arslan

Bu Hazin Tablo Değişmeli – V.U.Arslan

on 19 Nisan 2018 - 13:35 Kategori: Devrimci Perspektif, Manşet, V. U. Arslan, Yazarlar

RTE ve AKP iyiden iyiye kötüye giden ekonomik koşulları hesaba katmak zorundaydı. Dolar-Euro uçarken enflasyon yükseliyor, emekçilerin alım gücü düşmeye devam ediyordu. Sıcak para akışı yavaşlamış, AKP’nin hormonlu büyüme verileri de görüntüyü kurtaramaz olmuştu. Üstelik ekonominin soğuması zamanı gelmişti ve bu da inşaat sektörünün nefesinin kesilmesi, piyasadan paranın çekilmesi, esnafın işinin azalması, işsizliğin tırmanması demekti ki AKP bu şartlarda seçime gidecek kadar aptal değildi. Üstelik İYİ Parti-Saadet Partisi ittifakı, AKP’ye karşı sağda ciddi bir çekim merkezi olarak başlı başına ciddi bir meydan okumaya dönüşmüştü. Afrin “başarısına” rağmen istenen oy artışları gelmemişti.

“Baskın Basanındır”

İşte bu atmosferde seçimler 24 Haziran’a çekildi. Sadece ekonomik krizden önce davranmak da değil, RTE “baskın basanındır” misali muhalefeti hazırlıksız yakalamak istedi. Evvele Meral Akşener’in devre dışı bırakılma ihtimali var ki bu epey büyük bir lokma olur. Öyle ki Akşener’in önü kapatılırsa seçimler büsbütün anlamsızlaştırır. Bu durumda CHP de boykota giderse RTE tek başına seçime girer ki bu da Saddamlaşma görüntüsünü hızlandırır. Akşener 24 Haziran’a bir şekilde girer, Temel Karamollaoğlu ile ittifak kurar ve diğer küçük sağ partileri arkasına toplarsa yarışa heyecan gelebilir.

İşin hazin tarafı, siyasi yelpazenin sol tarafının felçli oluşu ki AKP’ye karşı bir sağ alternatifin yükselmesi arzu ediliyor. Kılıçdaroğlu’nun CHP’si “Yaşayan Ölülerin Dirilişi” filmindeki zombiler gibi, vücut sıcaklığı 30 dereceye inmiş, ama hala etrafta dolanıyor. Ilımlı, piyasaya saygılı, devlet adamı KK’nın silik siyaseti Adalet Yürüyüşü’nden itibaren daha da silikleşti. Burjuva sisteme kökten bağlı olduğu için tek çıkar yol olan emekçi radikalizmine doğru herhangi bir manevra yapamadı. Renksiz, tatsız tuzsuz bir şekilde kaçınılmaz sona doğru sanki normal zamanlardaymışçasına öylece devam etti. İleride siyasi körlüğün abidesi olarak anılmayı hak ediyor. Muhtemelen bu son iki ay KK’nın siyasetteki son zamanları olacak. CHP’nin üretebildiği alternatif ise Muharrem İnce. Vasıfsızlığın zirvesi!

HDP, PKK’nin tercihlerinin bedelini ödedi. Demirtaş %13’ü aşmışken başka neler yapabilirdi? Bunun test edilmesine izin verilmedi. Kuşkusuz Demirtaş Marksist bir devrimci değil, radikal bir demokrattı. Biz de kendisinden devrim beklemiyorduk, ama Türkiye’de siyasetin bambaşka bir doğrultuya evrilebileceği de bir gerçekti. Gidişatın farkında olan AKP ve RTE, yapılan hataları değerlendirmekte hiç tereddüt etmedi ve baskı dalgası bu şekilde yayıldı. Demirtaş hapiste ve HDP felç. Seçimler HDP’nin yeniden siyaset yapabilmesi için bir fırsat, ama erken seçim sadece 2 ay öncesinden ilan edildiğinden HDP için bu fırsat kısıtlı olabilir.      

Sosyalistlerin Ortak Aday Sorunu

SEP’in ortak aday tartışmalarına dair somut önerisi “FATİH MAÇOĞLU”. Aylar öncesinden sosyalist solun aday belirlemesi gerektiğine dair somut bir kampanya ile gündeme dâhil olduk.

Sosyalist solun geleneksel güçlü alternatifleri için de durum acıklı. SEP olarak solun bir araya geldiği toplantılarda “AKP diktasına karşı aktif ortak bir mücadele cephesi örgütlensin” dedik, ama laftan başka hiçbir şey yapılmadı. Bu unsurların durumunun KK ve CHP’den daha iyi olduğunu söylemek için fazla iyimser olmak gerekir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de sosyalistler ortak aday çıkarıp güçlü kampanyalar yapmalı dendi, ama o konu da çok kıymetli bir zaman dilimi boşa harcandı. İş yapmayan, enerjik olmayan, kararlılık ve zeka parıltısı göstermeyen bir tablo var karşımızda. Maalesef durum bu. Bu yüzden sosyalist sol ciddi bir dönüşüm geçirmeli diyoruz.

Şu saatten sonra sosyalistler zaman kaybetmeden ortak aday kampanyasına başlamalı ve 100 bin imza için kolları sıvamalıdır. Bu süreci kampanya yapmadan boş geçirmek büyük bir gaflet olacaktır. SEP, Ovacık Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu’nun ortak aday için en iyi isim olduğunu belirtmişti. Gerçekten de 100 bin imzayı en hızlı şekilde toplamak için ondan iyisi yok.  Orta ve uzun vadedeyse sosyalistlerin dinamik gücünün öne geçmesi için mücadele etmek zorundayız. Sosyalist geminin kaptan kamarasında günü geçmişlerin oturmaması gerekir. Yoksa bu gemi bir yere gitmez, bunların elinde kalırsa mazallah batar. Buna izin veremeyiz.

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı