/ Bolşevik Geleneğimiz / Çernişevski ve 19. yy. Radikal Rus Aydın Geleneği – Veli Umut Arslan

Çernişevski ve 19. yy. Radikal Rus Aydın Geleneği – Veli Umut Arslan

Çarlık Rusya, yıkılana dek neredeyse 100 yıldır radikal aydın geleneği ile mücadele ediyordu. Gelenek 1825’teki Dekabrist Ayaklanması ile mayalandı. Zamanın devrimcilerinin çekimine kapılan Rus entelijensiyası yaratıcılıkta öyle bir patlama yaşadı ki Puşkin, Gogol, Dostoyevsky, Çaykovsky, Tolstoy gibi dev isimlerle Rus sanat ve edebiyatı dünya zirvesine çıktı. Ve tabi ki Çarlık istibdadına karşı mücadeleden ilhamını alan ve herkese ilham veren Belinsky, Dobrolyubov, Herzen ve nihayetinde Çernişevsky… Rus entelijensiyası radikal gençliğin örgütlenmesi ve eyleme geçmesinin yollarını döşeyecekti.

Daha önceleri yüzünü hep köylülüğe dönmüş aydın ve yarı aydınların yolu 1890’lardan itibaren yükselişe geçen devrimci işçi hareketiyle kesişir. Ortaya çıkan şey Çarlık için ölümcül olacak bir bileşimdi. Okumuş gençliğin hatırı sayılır bir kesimi Marksizm’e kayıp işçilerle birleşince devrimci işçi hareketi Çarlığı yıkmakla yetinmedi, devrimi süreklileştirerek siyasi iktidarı ele geçirdi, burjuvaziyi mülksüzleştirdi ve dünya devrimine yelken açtı. Şüphesiz bu, Bolşeviklerin marifetiydi. 1917’den önceki son 20-25 yıldır radikal Rus aydın geleneğinin en parlak özneleri Marksizm’e geçmişlerdi ve Lenin, Troçki, Buharin, Sverdlov gibi liderler bu geçişin çocuklarıydı.

Bu “geçişi” başlatan Georgi Plehanov’du. Radikal aydın geleneğinin taşıyıcısı Narodnizm’den koparak işçi sınıfı merkezli Marksizm’e geçmek ve dahası Marksizm’i örgütlemek kolay iş değildi. Çarlığa karşı silahlı eylemler yapan “kahramanlar” geleneğine karşı eleştiriyi örgütlemek, üstelik İsvriçre’deki küçük bir sürgün grubu için, umutsuz vaka gibiydi. Narodnizm’in prestiji öylesine yüksekti ki Engels bile Plehanov’u şüpheyle karşılamıştı. Gericiliğin kalesi Çarlığa karşı amansız bir mücadele veren Narodnoya Volya (Halkın İradesi)’yı Marksizm adına kıyasıya eleştiren bu küçük ve yeni grup da (Emeğin Kurtuluşu) kimdi? Ama Plehanov hepsi de eski Narodnik olan Axelrod, Lev Deutsch, Ignatov ve Vera Zasuliç ile beraber “yeni yol”u açmaya devam edecekti. Plehanov boşuna “Rusya’da Marksizmin babası” dememişlerdi.

Peki, “Narodnizmin babası” ünvanını hak eden biri var mıdır? Bu unvan pek kullanılan bir şey değil, ama Çernişevski radikal Rus aydın geleneği halkalarında çok özel bir yerde durmaktadır.

Devler Geçidi

Gogol, Çarlık düzenini serflik sistemi üzerinden kıyasıya eleştirdiği Ölü Canlar’ı 1842’de yazar. Romanın konusunu öneren Puşkin’dir. O Puşkin ki Dekabristler için şiirler kaleme alan, hayatı boyunca sürgünler ve sansürle boğuşan. Genç yaşta bir düelloda hayatını kaybettiği halde ölümü duyulduğunda neredeyse Çarlığa karşı bir ayaklanma çıkacaktır. Eleştirmen Belinsky Çarlık ideoljisine karşı mücadelede, devrimci düşüncenin açıklanmasında ve kölelik hukukuna karşı çıkılmasında Puşkin’den devraldığı bayrağı daha ilerilere taşır. Daha sonraları radikalizmden çark eden Gogol’a yazdığı ve vasiyeti olarak anılan o sert mektubu gizlice dağıttığı için Dostoyevsky idama mahkûm edilecek ve ardından sürgüne yollanacaktı. Rus toplumunun çalkantılarını, Çarlık ile çatışmalı Rus aydınının içsel bunalımları üzerinden karamsar biçimde aktaran Dostoyevsky’nin Ölüler Evinden Anılar’ı (1861), Yer Altından Notlar’ı (1864), Suç ve Ceza’yı (1866) yazdığı sıralarda Turgenyev serfliğin ve Çarlık düzeninin eleştirisini radikalizmin Nihilizme açıldığı yerde Babalar ve Oğullar’da (1866) yapar. Çarlık rejimini “vicdanen” reddeden Lev Tolstoy gerçekçi romanın zirve eseri Savaş ve Barış’ı yine aynı yıllarda kaleme almıştır (1865).

Çernişevsky

Tam da bu sıralarda Çarlık istibdadı tarafından Petropavlovsk zindanına atılan Çernişevsky burada küçük küçük kağıtlara başyapıtı Nasıl Yapmalı’yı yazmaktadır (1863). Eserin orijinal ismi Ne Yapmalı olsa da eseri Türkçeye kazandıran yayınevi belki de Lenin’in Ne Yapmalı’sı ile bir ayrışmaya gitmek için eser Nasıl Yapmalı adıyla basılmıştır. Çernişevsky’nin Nasıl Yapmalı’sı Rusya sosyalist hareketinde bir dönüm noktası olduğu için Lenin, sosyalist harekette başka bir dönüm noktası olacak eseri için aynı ismi kullanmıştır (1902). Zamanı için oldukça iddialı olan bu ismin kullanılmasının ne kadar yerinde olduğunu zaman gösterecektir. Lenin ne yaptığının elbette farkındadır…

Çernişevsky devrimci hareketten ilham alan değil, aynı zamanda devrimci harekete ilham veren bir liderdi. Yani sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda pratikte de bir devrimci eylemciydi. Belinsky ve Herzen’in devamcısı olduğu kadar, ileri doğru bir sıçramayı temsil ediyordu. Rusya içerisinde öteden beri etkisi olan Herzen 1857’de çıkarmaya başladığı Çan dergisi ile etkisini arttırır. Herzen liberal aydınlanmacılardan kopmuş, sosyalizmi savunmaya başlamıştı. Sürgünde olduğu Avrupa’da işçi hareketine katılmış ama 1848 Devrimleri’nin yenilgisinin ardından karamsarlığa kapılmıştı. Ama Herzen ile ilk defa Rus aydın radikalizmi değişim için yüzünü alt sınıflara, Narod’a yani halka ve onların radikal eylemlerine dönmüştü. Rusya’da bunun anlamı köylülüğün merkezi rolüydü. Ama Herzen yeni Çar II.Alexandr’ı sınırlı reformları için “kurtarıcı Çar” diye övdüğünde Rus aydın radikalizminin eski beklentilerini tekrarlayacaktı: Bürokratik Reformizm.

İşte sürgündeki Herzen’in bir yere kadar taşıdığı Narod fikrini ete kemiğe büründürecek isim kendisi de Narod kökenli olan (kır papazının oğlu) Çernişevsky olacaktır. Yeni Çar II.Aleksandr’ın kısmi reformları toplumsal muhalefete özgüven getirecek, örgütlenmeler ve köylü isyanları hız kazanacaktır. Daha 1856’da üniversite içerisinde yarı gizli örgütlenmeler açığa çıkacak Çernişevsky’den esinlenen örgütler toplumu kökünden değiştirecek “kanlı ve amansız bir devrimi” hedef olarak önlerine koyacaklardı. 1861’de Çernişevsky etrafında toplanacak olan gizli örgütler Zemlya i Volya (Toprak ve Özgürlük) adını alacak olan örgütte birleştiler. Böylelikle aydın radikalizmi köylülüğü temel alan Narodnizm olarak sahaya indi ve ilk örgütsel şeklini almış oldu.

Narodnizm 20.yy’ın başında SR (Sosyalist Devrimciler) ismini almadan önce birçok aşama, taktik ve örgütlenmeden geçse de esas olarak okumuşların (aydın ve yarı aydınların) Çarlık düzenine ve üst sınıflara karşı köylülerin çıkarlarını savunan, kapitalizmi hiç yaşamadan Rus köylülerinin eski komünal (Mir) alışkanlıkları üzerinden sosyalizme geçilebileceğini savunan bir akımıydı. Bu ideallerin ilanı ise Çernişevsky’nin Nasıl Yapmalı’sında yapıldı.

Nasıl Yapmalı

Çernişevsky, ekonomiden “yeni insana”, insanal ilişkilerden devrimcilerin ödevlerine kadar Narodnik formülasyonları Nasıl Yapmalı’da örneklendirir. Sonraki dönemde Rus Marksistlerinin ortaya koyacağı gibi temel önerme yani kapitalizme hiç geçmeden sosyalizme Rus toplumunun köylü özgünlüğünden doğru varma düşüncesi ütopik bir iddiadır. Çernişevsky’nin eserinde bu konu merkezi bir yerdedir. Sosyalist kooperatifler üzerinden yeni bir topluma geçiş bir nevi örneklendirilir. Roman St Petersburg’da geçtiğinden kır komünleri yerini küçük ölçekli endüstriyel üretime bırakmıştır.

Çernişevsky sosyalizme giden yolda aydınların görevinin emekçileri eğitmek ve onlara önderlik etmek olduğunu vurgular. Nasıl Yapmalı’nın diğer bir merkezi teması budur.

Roman günümüz okuyucusu için okuması pek kolay olmasa da zamanında büyük ses getirmiş, radikal gençliği uzun süre boyunca etkilemiştir. Bunlardan birisi de şüphesiz Lenin’dir. Rus yazınının daha az radikal isimlerince ya da çark eden radikal eskilerince ürküntü ve tiksintiyle karşılanmıştır.

Romanın baş karakteri Vera Pavlovna bozuk düzendeki çürümüş insan ilişkilerinden tiksinerek ailesinden kaçan ve bağımsızlığı için evlilik yapan örnek bir karakterdir. Pavlovna ve kocası Lopuhov her şeylerini toplumsal eşitlik mücadelesine vermeye hazır devrimcilerdir.

İnsanları böylesine rezilleştiren bu zenginlik nerden gelmiş, niçin var? Yoksullar neden bir türlü yoksulluluktan kurtulamıyorlar? Neden çevremizde zenginler kadar rezil ve ahmakça davranan çok yoksul var?”

Çernişevsky roman boyunca Narodnik eylemci tabanın bir çeşit gerçek tasvirini de yapacaktır. 1860’lara gelindiğinde Çarlık eleştirisi toplumsal alanın her yanına yöneltilmiştir. Aile kurumu da bundan nasibini almış ve genç aydınlar bu toplumsal normları bir kenara atmışlardır. Resmi evlilik küçümsendi, gönüllülüğe, açıklığa ve bağımsızlığa dayalı yeni ilişkiler geliştirildi. Resmi evlilik ancak kadınları aile baskısından kurtarmak için yapılıyordu ki bu durumda da gençler geleneksel yükümlülükleri asla benimsemiyorlardı. Kıskançlık ve geleneksel romantik aşk yerine ilkeli bir dostluk ve beraberlik ilişkileri belirliyordu. Üçlü ilişkiler, eşlerin başkalarından olan çocuklarına ayrılan zaman gibi meseleler Nasıl Yapmalı’da işlenen konulardandı. Romanda örneklenen bu durumlar kurmaca değildi, zamanın Narodnik liderlerinin gerçek ilişkilerinde yaşanan durumlardı.

Kadınların eşitliği konusunda Çernişevsky’nin zamanının çok ilerisinde olduğu söylenmelidir. “Vera Pavlovna’ya göre kadının mutluluğu, duygularını dile getirebilmesinde, aşkta eşit olmasında değildir. Erkekle toplumsal eşitliğini her bakımdan sağlamadıkça mutlu olamaz kadın. Eşitliğin olmadığı yerde gerçek aşk ve mutluluk da yoktur. Kadına saygının olmadığı yerde, aşkın sevinci de yoktur.”

Nasıl Yapmalı’da non-konformist etik bireyciliği somutlamaya çalışan Çernişevsky, Rahmetov karakteri üzerinden bir çeşit “ideal tip” resmetse de Rahmetov fazla soğuk ve keşişvari bir biçimde resmedilmiştr. Kendisi de radikal filozof Feuerbach’tan etkilenmiş olan Çernişevsky felsefi materyalizm konusunu Rahmetov üzerinden işlemektedir. Çernişevsky’nin zamanı gereği henüz Marksist diyalektik maddecilikten epey uzakta olduğunu açıklamaya gerek dahi yok.

Uzlaşmaz Devrimci

Rusya’da 19.yy’a damgasını vuran devrimci aydın tipinin keskinliğini Çernişevsky kendi hayatıyla da ortaya koyar. Baş eğmez, uzlaşmaz, yorulmaz devrimci tipi daha sonra Narodnik hareketin yolunda kendisini çileli bir yola adayan binlerce militan için de örnek olmuştur. Bunlardan birisi de Çar’a suikast girişiminde bulunduğu için idam edilen Lenin ağabeyi Alexandr’dan başkası değildir. Bu kişisel dramın da etkisiyle Lenin’in ilk gençliğinde Narodniklerden kopmasının ne denli zor olduğunu tahmin edebiliriz.

Lenin sonraları Narodnikleri kıyasıya eleştirirken onların devrimci adanmışlıklarını daima sahiplenmiştir. Çünkü en büyük fedakarlıklara hazır olmadan, etik üstünlüğü ve yüksek motivasyonu korumadan büyük altüst oluşları gerçekleştirmek asla mümkün olamazdı. Bu kararlılık ve cüret, devrimci işçi hareketine ve Bolşevizm nezdinde Marksist kadrolara aktarıldığı için Ekim Devrimi mümkün olabildi.

Narodniklere gelirsek… 1900’lere girilirken kapitalizm Rusya’da gelişmekle kalmamış, dünyanın en dinamik işçi hareketini de beraberinde getirmişti. Köylülüğe dayanan Narodnik formülasyonlar bu durumda güncelliğini tümden yitiriyordu. İşçi hareketi devrimcileştikçe burjuvazi ile işçi sınıfı arasında sıkışan küçük burjuvanın durumuna düşen SR’ler işçi iktidarı fikrine karşı çıktıkça devrimci olmaktan da çıkıyorlardı. Onların kahramanlık günleri çoktan geride kalmıştı.

 

 

 

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı