/ Gökçe Şentürk / AKP F-35 ile S-400 Arasında Sıkışırken – Gökçe Şentürk

AKP F-35 ile S-400 Arasında Sıkışırken – Gökçe Şentürk

on 11 Haziran 2019 - 00:13 Kategori: Gökçe Şentürk, Gündem

erdoğan s400 ile ilgili görsel sonucu

ABD’yle tırmanan S-400 krizinde, Savunma Bakanı vekilinden basına sızdırılarak gönderilen mektupla yeni aşamaya geçildi. Ekonomik kriz derinleşirken, AKP hem ülke içinde hem dış politikada ciddi bir sıkışma yaşıyor. İstanbul seçimlerinin yenilenme kararının ardından seçime kadar kırk takla atarak yeni bir döviz şokuyla ekonominin tamamen çökmesini erteleme çabası dikkat çekiyor.

Daha önce ABD’yle yaşanan krizlerde (Rahip Brunson meselesinde olduğu gibi) sonradan tükürdüğünü yalayacak da olsa, AKP içeride dünyaya meydan okuyan sahte kabadayı görüntüsüyle milliyetçi-muhafazakâr seçmene hitap etme peşindeydi. Fakat şimdi durumlar daha da sıkışık. Gönderilen mektupta yaptırımlar tarihleri ve içeriğiyle açıkça belirtilmiş olmasına karşın Millî Savunma Bakanlığı internet sitesinde mektuba ilişkin yapılan kısa açıklama şu şekilde:

“ABD Savunma Bakan Vekili Shanahan tarafından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a bir mektup gönderilmiştir. İki ülke arasındaki savunma ve güvenlik konularını kapsayan söz konusu mektupta, mevcut sorunlara stratejik ortaklık çerçevesinde ve kapsamlı güvenlik iş birliğini muhafaza edecek şekilde bir çözüm bulunması yönünde beklenti dile getirilmekte ve görüşmelere devam edilmesinin önemi ifade edilmektedir.”

Özetle kuyruğun kapıya sıkıştığı açıkça görülüyor. Kriz koşullarında tamamen dışarıdan gelen sıcak paraya bağımlı bir ekonomik anlayış burjuva siyaset anlamında politik manevra kabiliyetini ortadan kaldırıyor. Bu arada Brunson krizine benzer şekilde Türkiye’de ‘FETÖ üyeliği’ suçlamasıyla tutuklanan, ABD vatandaşlığı da bulunan NASA çalışanı Serkan Gölge’nin direktiflerle serbest bırakıldığını da geçerken söyleyelim. Yani sahte kabadayılık kendisini her zamanki gibi ele veriyor.

MEKTUPTA GEÇEN YAPTIRIMLAR NELER?

Mektupta 31 Temmuz tarihine kadar S-400 alımından vazgeçilmediği takdirde Türkiye’nin F-35 programından çıkarılacağı, stratejik toplantılara alınmayacağı ve eğitim için görevli ekibin geri gönderileceğinden bahsediliyor.

Bu bağlamda da Türk Savunma Şirketlerine yaklaşık 12 milyar dolarlık kazanç getiren, Türkiye’de üretilen parçaların da üretiminin durdurulacağı açıklanmış. Ama asıl tehdit, yaptırımların sadece hava savunma sistemi noktasında kalmayacağı. İkili ilişkilerde yaşanacak gerilimin Türkiye’nin ekonomisine de yansıyacağı ve Trump’ın hâlihazırda 20 milyar dolar olan ikili ticaret hacmini 75 milyar dolara yükseltme kararının da Kongre ve Pentagon’un ortak mutabakatıyla CAATSA* yaptırımları neticesinde ortadan kalkacağı vurgulanıyor. CAASTSA yaptırımlarının devreye girmesi demek Türkiye’nin ABD tarafından hasım kapsamına alınmasıdır. Ekonomik olarak Batı’ya göbekten bağlı, borç içinde yüzen bir ekonomi için alarm zilleri çalıyor.

RUSYA CEPHESİNDE NE VAR NE YOK?

6 Haziran’da sızan mektuptan bir gün sonra Putin, Erdoğan’ın “delikanlı” gibi ülkesini korumaya çalıştığını söyledi. Putin uzun süredir denklemlere en can alıcı noktadan dahil olduğundan benzer şekilde hava savunma sistemleri krizinde de üstün bir tarafta konuşlanmış durumda. Rusya S-400’leri Türkiye’ye 2,5 milyar dolara satıp, parasını da aldı. Yani Rusya’nın Suriye İç Savaşı’nda yaptığı harcamaları S-400 satışıyla Türkiyeli emekçiler ödedi. Şimdi keyifli biçimde NATO’da yaratabileceği olası bir çatlağı kovalamanın peşinde. Aynı zamanda Türkiye ile yapılan doğalgaz, nükleer santral anlaşmalarıyla da hem ekonomik olarak ciddi bağımlılık ilişkisi kurdu, hem de her seferinde ABD’yle göstermelik çatışmalara giren AKP’yi kendisine mecbur bıraktı.

ABD’nin teslimattan vazgeçilmesi için verdiği süre iki aydan az bir zamana tekabül ediyor. AKP 23 Haziran seçimlerini bir milat olarak önüne almış durumda. Ondan sonrası krizin derinleşeceği, uluslararası hamlelerin ağırlaşacağı bir tabloyu önümüze serecek. Uluslararası emperyalist aktörlere ya da AKP’nin kendiliğinden çöküşüne bel bağlamadan çalınan geleceğimiz için mücadele etmek zorundayız. Yoksa bütün bu bedellerin emekçilerin sırtına yükleneceği çok açık. Baksanıza emekçiler işsizlik ve geçim derdiyle kendini yakarken yazlık sarayın beğenilmeyen yerlerini kırıp yeniden yapmak için 30 milyon TL daha bütçe ayrıldı bile.

*ABD Kongresi’nin Ağustos 2017’de çıkardığı ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı