/ Manşet /

on 2 Ağustos 2018 - 17:36 Kategori: Manşet, SEP

SEP Merkez Komitesi, ABD ile yaşanan krize dair bir açıklama yayınladı:

İşçi Emekçi Arkadaş Sahte Kabadayılara, Hamasete Prim Verme!

Kendin İçin, Çocukların İçin Örgütlü Mücadeleye Katıl!

ABD emperyalizmi bütün dünya emekçilerinin bir numaralı düşmanıdır. Bu yüzden bayrağı Deniz Gezmişlerden alan biz Sosyalistler, ABD’ye karşı her daim yiğitçe mücadele vermiş ve bunun bedelini ödemişizdir. Kapitalist dünya sisteminin jandarması ABD‘nin Türkiye emekçilerine ve onların davasını yürüten sosyalistlere vurduğu en büyük darbe Kenan Evren liderliğinde düzenlenen 12 Eylül 1980 Darbesi olmuştur.  

AKP ise 12 Eylül çocuğudur. Bizler sosyalizme karşı mücadelede devreye sokulan CIA çocuklarını çok iyi tanıyoruz. Bütün emekçiler ve yeni kuşaklar bu gerçeği iyi kavramalıdır. Örneğin, iktidarın ortağı durumundaki MHP bizzat CIA yapımıdır. 

Mesele sadece yapım aşamasıyla da sınırlı değildir. AKP’nin Türkiye’de iktidara gelmesinde ABD ve AB çok büyük bir role sahip olmuştur. Bütün dünya âlemin bildiği bu gerçekler üzeri örtülebilecek şeyler değildir. Türkiye’deki büyük patronlar NATO’cudur, Batılı emperyalistlerin iş ortağıdır. Bu gerçekler uyduruk dalaşmalara benzemez, gerçek hayat bu realitelerin üzerine inşa edilmiştir. RTE daha dün BOP eş başkanıyım, ABD’nin stratejik müttefikiyim diye övünmüyor muydu? Bunları unutacak mıyız?

Emekçiler ve gençler olarak bunları bilmemiz ve sahte anti-emperyalistlerin ikiyüzlülüklerini ifşa etmemiz gerekir. Bugünkü ABD ile yaşanan kriz ise öz itibariyle hiç bir ilkeselliği olmayan suni bir krizdir. 

AKP, örgütsüz seçmen kitlesini maniple etmek için güya “güçlü Türkiye” imajını yaratmak gayesiyle geçmişte İsrail ve Rusya ile altından kalkamayacağı krizler yaratmıştı. Sonuçları biliyoruz: AKP her iki krizde de utanç verici şekilde tükürdüğünü yaladı. Sahip oldukları medya gücüyle bu gerçeklerin üzerini örtmeye çalışsalar da mızrak çuvala sığmıyor. Almanya ile yaşanan gerilimde Merkel yönetiminin kredilere yönelik yaptırımları devreye sokma tehditleri neticesinde gazeteci Deniz Yücel’in serbest bırakıldığını bilmeyen yok. 

Ortada hukuk falan yok zaten. Ne var? At pazarlığı. Yani Trump ve ABD, AKP’ye karşı sert tavır alındığında karşı tarafı hizaya getireceklerini iyi biliyorlar. Ekonomisiyle, eğitimiyle, her alandaki kurumsallığı ile tel tel dökülen AKP Türkiye’sinin hiçbir sahici göğüslemeyi kaldıramayacağı bilinmektedir. Üçüncü sınıf tehditler bile ekonominin zangır zangır titremesine yol açıyor. Nitekim AKP’nin paniklediğini ve ABD ile arayı düzeltmek için yanıp tutuştuğunu tahmin etmek zor değil. 

Hâlihazırda bu sahte kabadayılığın faturası ağır biçimde ödeniyor. AKP iktidarının bizzat kendi eliyle yarattığı ekonomik kriz tam kapımızda. Bu da yetmezmiş gibi döviz şoku, AKP’nin batırdığı Türkiye ekonomisini hızla uçurumun kenarına itiyor. Bunun acısı da emekçilerden çıkmakta. Hayat pahalılığı almış yürümüş, zam yağmuru sağanak halini almıştır. Şimdi bunların üzerini örtmek için dış politikada suni bir kriz daha çıkarılıyor… Gelgelelim artık dikiş tutmuyor. AKP’nin her şovunda ekonomik bunalım daha da ağırlaşıyor. Emekçilerin yoksullaşması hızlanıyor. AKP’nin şovları ve sahte kabadayılıklarının bedelini emekçiler ödüyor. 

Emekçiler bu rezilliğe ARTIK YETER demelidir. Antikapitalist olunmadan yani sömürü düzenine karşı olmadan anti-emperyalist olunamaz. Patronları ihya eden AKP diktası elbette ki anti-emperyalist değildir. Sosyalistler İncirlik Üssü’nün kapatılması için belki binlerce eylem yapmıştır.

O zaman kapatsınlar İncirlik Üssü’nü görelim!

Çıksınlar NATO’dan görelim!

Elbette ki yapamazlar: Bindikleri dalı kesmezler!

SEP, emekçi halkımızı bu palavracılara karşı örgütlü ve partili mücadeleye çağırıyor. 

Emekçi arkadaş! 

Geleceğini ve çocuklarının rızkını savunmak için gel, bu madrabazlara karşı birleşelim.     

Yorumlar Kapalı

Yorumlar Kapalı